banner34
banner35

Son günlerde Bandırma siyasetinde bugüne kadar yaşanmayan olaylar gerçekleşiyor. Bandırma Belediye Başkanı Tolga Tosun'un Başkan Yardımcısı Metin Ok'u görevden almasıyla başlayan süreç Ok'un açıklamasıyla farklı bir boyuta ulaştı. Metin Ok siyasete girdiği süreçten bu yana karşısında olan bütün herkesten adeta intikam aldı. Hem de ciddi bir mağdur edebiyatı yaparken seçmene istediği mesajları da vererek bunu yaptı. Şimdi buda nereden çıktı diyebilirsiniz. Gelin basın açıklamasında ki metni cümle cümle analiz edelim. Bakalım sizce de haklı mıyım?

Metin Ok başlangıçta oldukça yumuşak bir tarz sergiledi. İlk paragrafta sevgi saygı ve siyasi uyum cümleleri vardı. Evet, başlangıç böyleydi ama sonu zehir zemberek geldi. Metin Okun ifadelerine göre belediye personeli çalışmıyor ve Bandırma Belediyesinin seçilmiş başkanı ve yöneticileri halka hizmet etmek yerine sisteme teslim oluyorlardı. İşte o açıklamanın cümle cümle analizi...

Doğal olarak ilk Başkan Tolga Tosun’la başladı Metin Ok.

Elbette ki Başkan herhangi bir müdürlüğe direkt bir talimat verebilir. Buna hakkı var, ancak bir şekilde başkan yardımcılarına da bilgi akışının sağlanması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Bu cümlelere neden olan olay Başkanın Bursa’daki bir etkinliğe bazı daire müdürlerini göndermesinden kaynaklanıyordu ve Ok bununla ilgili bilgisi olmadığını savunuyordu. Oysaki o gün insan kaynakları müdürü Metin Ok’un yanında iki iş insanı varken içeriye girmiş ve konuyla ilgili kendisine bilgi vermeye çalışmıştı. Bu durum karşısında Metin Ok’un tepkisi ilginçti. Hemen yan odasında bulunan başkana gidip konuyu konuşmak yerine bağırarak odasından çıktığı ve hatta sekretaryanın önünden geçerken “Böyle şey olmaz istifa ediyorum” dediği söyleniyor. Belki de söylediği gibi bardağı taşıran son damla buydu ama başkan açısından.

Yakarıda ki cümlenin hemen arkasından şunu söyledi Metin Ok

Birlikte yöneteceğiz demiştik. Başkan, maalesef tercihini başkan yardımcılarından yana kullanmadı, Siyaseten arkamda durmadı. Israrlı ve haklı taleplerime rağmen, biz olamadık.”

Bu cümle ile CHP’nin o dönem ki seçim sloganına atıfta bulunarak, Tolga Tosun’un bunu yapamadığını ima edip kendisine destek amaçlı ‘Başkan Yardımcıları’ ifadesiyle Ozan Onur’u da bu işin içine kattı. Aslında bir anlamda önümüzdeki yerel seçimler içinde CHP merkezine bir mesajdı. Bakın sizin seçtiğiniz başkan amacınıza hizmet edemiyor demekti bu. Çünkü anlaşılan o ki, önümüzdeki seçimlerde kendisi belediye başkan aday adayı olacak. Bunu nereden mi çıkardım? Engin Arıcan’ın Başkan aday adayı olacak mısınız? sorusuna muğlak cevap veren Ok, Tufan Dalgıç’ın peki milletvekili aday adayı olacak mısınız? sorusuna kesin bir dille hayır dedi. Aslında akıllı bir strateji. Bugün bölgeden çıkıp pek çok önemli ilin milletvekillerini adeta sollayarak genel başkan yardımcısı olmuş bir Ahmet Akın’ın karşısına kim rakip olarak çıkmak ister ki? Bunun yanında belediyeyi yönetememekle itham edilen bir Tolga Tosun daha kolay rakip olur.

Metin Ok devamında yerel seçimlerde önemli bir rakibi olacak olan Dursun Mirza’ya da laf çaktı.

Gelin o cümleye bir bakalım. “Dursun Bey’in bir başka partiden aday çıkma arayışları devam ederken” cümleyi aynen bu şekilde kurdu Metin Ok. Nasıl Yani? Yani Dursun başkan CHP’den yeniden aday gösterilmeyince başka partilere yönelmiş ve oralardan aday olmak için çaba sarf etmiş. Bu Dursun başkanın siyasi aklını küçümsemekten başka bir şey değil. Ya bugün kıt akıllı bir insan bile bilir ki, Bandırma’da CHP’den aday olmazsan seçilme şansın olmaz. Kaldı ki yılların siyasi tecrübesi Dursun Mirza bunu düşünemeyecek. Herkes şunu bilsin ki daha Metin Ok’un daha adı bilinmezken Dursun Mirza belediye meclis koridorlarında at koşturuyordu. Peki, bu cümle yarın seçimlerde karşısına çıkacak bir adayı ekarte etmek ve genel merkeze bir mesaj vermek için kurulmuş olabilir mi? Bu soruyu neden sorduğumun önemli bir sebebi var. Metin Ok, Dursun Mirza’yı başka partilerden aday çıkma arayışıyla itham ederken, açıklamasının devamında kendisinin yaptığı büyük siyasi fedakârlığı!!! dile getiriyordu. Aynen şunları söyledi.

Yeni yönetim oluşturulduktan sonra Sayın Ahmet Akın ziyaretime gelmiş, şahsıma başkan yardımcılığı teklif ederek sürece katkı vermem istenmişti. Çünkü Dursun Bey’in başka bir partiden ya da bağımsız aday çıkması durumunda alabileceği oy miktarı üzerinden matematiksel hesaplamalar yapılarak durum analizi yapılmış, çıkan sonucun partimiz aleyhine gelişmesi durumunda faturanın tarafıma kesileceği ifade edilmişti. Ekip arkadaşlarımın da, partimizin kazanması adına fedakârlık yapmam gerektiği noktasında görüş beyan etmeleri sonucunda, gece yarısı saat 02.00 civarında sayın Akın ve Tolga Bey bulunduğumuz yere davet edilmiş, son nokta konulmuştu.

Bu paragrafta anlatılmak istenen aslında şu; Ahmet Akın kendisine giderek Dursun Mirza başka bir yerden aday çıktığında sen bizimle olmazsan seçimi kaybedebiliriz, o yüzden bizimle ol demiş. İlginç, Yani o dönem İyi Parti ile yapılan ittifaka ve Bandırmanın yedi sülalesini tanıyıp sevdiği başkan adayı Tolga Tosun’a ve partinin herkesin bildiği meclis üyesi adaylarına rağmen CHP seçimi kaybedebilirmiş ve Metin Ok “ekip arkadaşlarının söylemiyle” fedakârlık yapmış.

Aslında daha söylenecek çok şey var ama fazla uzatmamak için asıl konuya geleyim. Belediye personelini çalışmamakla ve tembellik yapmakla itham etti. Kim bunlar diye sorduğumuzdaysa, isim vermeyip dönem dönem değişiyordu diyerek, birkaç müdürlüğü ve personellerini konuya dahil etmiş oldu. Bakın beni ne Tolga Başkan, ne Dursun Başkan ne de Ahmet Akın ilgilendirmiyor. Onlar siyasiler. Gerek görürlerse çıkar bu açıklamalarla ilgili konuşurlar.

Beni ilgilendiren belediye personeli, onlar ne yapsın. Onlarla ilgili olarak söylenen “ÇALIŞMIYORLAR” ithamına nasıl cevap verecekler? Onların siyasiler gibi konuşma hakları yok. Bu söylenenleri yutup sineye çekmekte başka ne yapabilirler?

Benim belediyede çalışan onlarca tanıdığım var ve hepside hakkıyla alın teri dökerek evlerine ekmek götürüyorlar. Müdüründen güvenlikçisine, temizlikçisine kadar bu hepsi için bu geçerli.

Evet, içlerinde çürük elmalar olabilir. O zaman Metin Ok’un bunu açıklaması gerekiyor. Özellikle de kendisine soruyorum. Açıklamanızda belirttiğiniz gibi sizinle çalışmak istemeyen ekip kimler? Bizde gidip onlara bir soralım bakalım, bu doğrumu? Doğruysa neden sizinle çalışmak istememişler?

Aslında sözün özü şu, belediyenin başına gelerek yüzlerce çalışanla uyumlu bir şekilde iş çıkartabilmek, 12 metrekarelik dükkânda ticaret ve siyaset yapmaya benzemez. Eğer işi bilmezseniz epey zor olur.

Bir sözümde bu haksızca itham edilen çalışanların sendikasına, belki çalışanların değil ama sizin konuşma hakkınız var. Çıkın konuşun. Metin Ok’un anlattıkları doğru mu, değil mi? Söyleyin, bizde bilelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.