MEMLEKET MASASI MESELESİ

Meral Akşener “memleket masası kuralım, iktidar muhalefet memleket meselelerini tartışalım ve beraber karar alalım” diye bir teklifte bulundu. Kemal Kılıçtaroğlu ve Temel Karamollaoğlu da açıklamaya destek verdi.

Devlet Bahçeli, Meral Akşaner’in açıklamasına çok sert tepki gösterdi ve İP’in CHP ve HDP ile kurduğu masaya atıf yaparak “takur tukur sallanan masaya oturanlar oturmuştur. Sakat masalarla işimiz yoktur, Cumhur ittifakı masada değil, gönüllerdedir” şeklinde bir açıklama ile mukabele etti .

Haklı mı? Bence haklı.  

En hayati meselede bile memleketten tarafa tavır koymayanlarla hangi masa etrafında toplanıp istişare edilecek ki? Hem 15 Temmuz sonrası bir “Yenikapı Mutabakatı” sağlanmamış mıydı? Ne oldu? Daha üzerinden 24 saat geçmeden orada nutuk atanlar, 15 Temmuz Darbe Girişimi için Meral Hanım’ın şuan içinde bulunduğu bloğa ait parti liderleri “bu bir kontrollü darbe” demediler mi?

O günden bu güne ne değişti?

Galiba şu değişti,  başta ABD, İngiltere ve İtalya olmak üzere dünya koronavirüste mücadelede kötü bir sınav verirken Türkiye başarılı bir sınav veriyor, galiba muhalefet hakkı olmayarak bu başarıdan pay aparma derdinde. Yoksa bizim muhalefetin zor zamanda elini taşın altına koyduğu nerede görülmüş?

DARBE SÖYLENTİSİ

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun “Bir erken seçimle veya başka bir şekilde… İktidar değişikliği değil bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacaktır” şeklindeki ve açıkça darbeyi ima ettiği iddia edilen sözleri büyük tepki topladı.

Ben açıkaçası bunun darbe iması olduğunu düşünmüyorum. Bu saatten sonra en az 20 yıl daha kimsenin darbeye cesaret edeceğini sanmam.

Ama Canan Kaftancıoğlu’nun içinden geldiği gelenek halk ayaklanmalarını, memleketi yakıp yıkmayı çok sever. Ben tıpkı gezide denendiği gibi bu tür bir teşebbüsün ama daha büyüğünün kastedildiğini düşünüyorum.  Canan Kaftancıoğlu’nu destekleyen kitle “devrim mavalları” okumayı ve bunlarla avunmayı sever; bırakalım avunsunlar.  Bizim suhuleti ve istikrarı seven “anadolu irfanı” onlara gereken cevabı yine verecektir.

“ŞEYTAN TAŞLAMAKTAN İBADET ETMEYE VAKİT BULAMAMAK”

Anadolu da “şeytan taşlamaktan tavaf yapmaya (ibadet etmeye) vakit bulamamak” diye bir tabir vardır.

Muhalefet ikide bir hiç olmayacak “yalanlar” ile gündem oluşturuyor.  İtiraf etmek gerekirse bunu iyi de yapıyorlar. Oluşacak gündemin “bir yalan üzerine” olup olmaması onlar açısından fark etmiyor, önemli olan o “yalan”ın konuşulması.

E, bizimkiler de “hakikati” savunacaklar ya, atlıyorlar üzerine, ortaya atılanın yalan olduğunu ispat için.  Sonrasında al sana her ortamda tartışılan gündem.  Adamlar amaçlarına ulaşıveriyorlar.

Peki, biz ne yapmış oluyoruz; enerjimizi boş yere harcamış oluyoruz. Şeytan taşlamaktan tavaf yapmaya vakit bulamıyoruz yani.

Oysa bizim şeytan taşlamayı bırakıp, bir an önce o “hakikat taşları” ile “yeni bir medeniyetin” duvarlarını inşa etmemiz lazım.

SEZAİ KARAKOŞ MESELESİ

Densizin biri çıktı, Türkiye’nin yaşayan efsanesi, şiir ve fikir üstadı, mütevazı insan, örnek Müslüman Sezai KARAKOÇ hakkında “solculara şeytan topluluğu diyen “bölücü” bir adamın kitapları nasıl Bakanlık tarafından gençlere önerilir, okutturulurmuş?” tarzında bir söylemle kendince bir tahkirde bulundu.

Her şeyden önce Sezai KARAKOÇ bu memleketin yetiştirdiği, bu memleketin mayası ile mayalanmış en büyük şairlerden ve fikir adamlarından biridir. Hatta günümüzün en büyüğüdür bile denebilir. O mütevazılığı ile örnek bir insan, aksiyonu ile örnek bir Müslüman’dır.  Bu memleketin birliğini ve dirliğini savunur.

Doğrudur, Sezai Karakoç 1975’lerde yazdığı Diriliş Neslinin Amentüsü kitabında “Sağcıları Allah Topluluğu, Solcuları da Şeytan Topluluğu” olarak tanımlamıştır. Yani az yukarıda zikrettiğimiz “şeytan taşlamak” meselesi akılda tutulursa Üstadın pek de haksız olduğu söylenemez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5